Erkin Özgünsür
Terör Belası
M.Emin Özgünsür
Sedef Hastalığı ve Para Tuzakları -2
Ferudun Özgünsür
Sahada Röportaj
İsa Kavlak
Nisanda Kar
R.Levent Kutay
Aşkın "A" Hali
Berna Kaya
İçinize Bakın
Caner Kolağasıgil
Hayatımız Survivor
   

Antalya'da En Çok Tercih Ettiğiniz Serinleme Yöntemi Nedir ?





Tüm Anketler





 
ANTALYA




Yoğun Güneşte Cilt Kanserine Dikkat

Deri kanserlerinin daha çok baş-boyunda olmakla birlikte tüm deri yüzeyinde olabildiğinin altını çizen Prof. Dr. Coşkunfırat,"Vücudun güneş gören bölgeleri deri kanserlerine daha çok adaydır" dedi.

01 Mayis 2015 00:52
Yorum Sayısı :0  


Deri kanserleri bozulan çevresel faktörlerin etkisiyle son yıllarda gitgide arttığını söyleyen Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Koray Coşkunfırat ile Medikal Onkoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Hakan Bozcuk deri kanserleri hakkında bilgi verdi.

“ULTRAVİYOLE IŞINLARI KANSER YAPIYOR”

Deri kanserinin esas nedeninin güneşten gelen ultraviyole ışınları olduğunu belirten Prof. Dr. Coşkunfırat, “Mor ötesi ışın veren elektrik lambaları ve bronzlaştırıcı suni ışık kaynakları da deri kanserlerine neden olabilir.Ultraviyole ışınlarına karşı dünyayı koruyan ozon tabakasının incelmesinin de deri kanserlerinde ciddi bir artışa neden olduğu bilinen bir gerçektir” diye konuştu.

“YIL BOYUNCA GÜNEŞE MARUZ KALANLAR DİKKAT”

Açık tenlilerin, derilerinde çillenme olanların,fazla sayıda beni olanların, ailesinde deri kanseri bulunanlarınrisk altında olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Coşkunfırat, “Ayrıca açık havada fazla zaman geçirenler,yüksek rakımlı veya yıl boyunca yoğun güneş ışığına maruz kalan bölgelerde yaşayanlar, herhangi bir sebeple radyoaktif ışın tedavisi uygulaması görenler,uzun yıllar iyileşmeden kalan açık yaralara sahip olanlar da risk altında” dedi.

“DEĞİŞİKLİKLER TAKİP EDİLMELİ”

Benlerde oluşabilecek değişikliklerin kanserleşme açısından uyarı niteliği taşıdığına vurgu yapan Prof. Dr. Coşkunfırat, “Asimetri, kenar düzensizliği, değişik renk tonlarında olma, üzerinde kabuklanma, kanama,  kaşıntı, çevresinde kızarıklık, kıllanma artışı, boyutta anormal artış gibi belirtilerden biri veya birkaçı gözlenen benler cerrahi olarak çıkarılarakhistopatolojik incelemeye tabi tutulmalıdır” diye konuştu.

“KÜÇÜK İŞLEMLER LOKAL ANESTEZİ ALTINDA YAPILABİLİR”

Deride oluşan kanserin tedavisinin tipe, büyüme evresine ve yerleşim yerine göre değişiklik gösterdiğinin altını çizen Prof. Dr. Coşkunfırat, “Küçükse işlem ayaktan, lokal anestezi altında kolayca yapılabilir.Bu küçük ve az tehlikeli tiplerde kazıma veya elektrik akımıyla kanserhücrelerini yoketme işlemleri de yapılabilir. Ancak bu metotlarıntedavi açısından güvenilirliği az, iz bırakma ve deformasyon yapma ihtimallerifazladır” diye konuştu.

“NÜKS RİSKİNİ AZALTMAK MÜMKÜNDÜR”

Kanser büyükse, lenf nodlarına veya vücudun başka bir bölgesine yayılmışsa büyük cerrahi işlemlere ihtiyaç duyulabileceğini söyleyen Prof. Dr. Coşkunfırat, “Deri kanserlerinde muhtemel diğer tedavi seçenekleri kanser hücrelerinin dondurularak tahrip edilmesi, radyoterapi ve kemoterapidir.Deri kanserleri nüksedebilir. Ancak nüks riskini azaltmak veya ortaya çıkabilecek nüksün riskini azaltmak mümkündür” dedi.

“CİLDİNİZİ DÜZENLİ OLARAK MUAYENE EDİN”

Prof. Dr. şöyle devam etti: “Yaz aylarında saat 11 ila 15 arasında güneşe maruz kalmaktan kaçınınız. Dışarda uzun süre kalmanız gerekiyorsa geniş kenarlı şapkalar ve uzun kollu elbiseler giyiniz.Açıkta kalan deri bölümleri için en az 15 faktörlü güneş koruma krem kullanınız. Yüzdükten ve terledikten sonra da düzenli aralıklarla bu kremleri kullanmaya devamediniz. Cildinizi düzenli olarak siz de muayene ediniz. Eğer herhangi bir şüpheniz varsa en kısa sürede plastik cerrahınıza başvurunuz.”

 “GÜNEY SAHİLLERİNDE KORUYUCU ÖNLEM ALINMALI”

Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Medikal Onkoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hakan Bozcuk ise şunları söyledi: “Cilt kanseri cerrahisi sonrasında eğer yassı hücreli türde olduğu saptanırsa ek tedavi gerekmeyebilir. Ancak malignmelanom alt türünde ve yüksek risk grubunda ise koruyucu amaçlı interferon tedavisi gerekebilir. Takiplerin cerrahi, dermatoloji ve onkoloji işbirliğinde ortaklaşa yapılması faydalı olur. Özellikle güneşe maruziyetin yüksek olduğu güney sahillerimizde koruyucu önlemlere de özellikle dikkat edilmelidir.”





YORUMLAR
Henuz Yorum Yok...